Oturduğu evi satana vergi yok!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıkladı...

Gelir Vergisi Kanun Tasarısına ilişkin bilgi veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceğini söyledi. Herhangi bir çapraz denetim veya vergilendirme sistemi öngörmediklerini kaydeden Şimşek,"Beyanname verme sürelerini 1 ay öne çekeceği, 4. dönem beyanname kalkacak. İkamet amacıyla alınan konutun satışında elde edilecek gelir istisna edilecek. Beyanname verilmesinde eşik değerler Bakanlar Kurulu'nca değiştirilecek" dedi.

Birden fazla konut alım satımında hiçbir şekilde yüzde 100 istisna olmayacağını kaydeden Şimşek, konutta kademeli istisna oranının yüzde 75'i aşmayacağına dikkat çekti. Fazla konut alım satımında hiçbir şekilde yüzde 100 istisna olmayacağını belirten Şimşek, Yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı ile 7 temel eksende değişiklik yaptıklarını ifade etti.

29 YAŞINI AŞMAMIŞ GENÇLER

Şimşek, ilk kez mükellef olacak 29 yaşını aşmamış genç girişimcilerin 3 yıl boyunca vergi ödemeyeceğini söyledi. Şimşek, Gelir Vergisi Kanun Tasarısına ilişkin bilgi verirken, vergiden feragatte bulunarak, tarım sektörünü, çiftçileri destekleyeceklerini söyledi.

Şimşek, Gelir Vergisi Kanun Tasarısında, esnafın vergi yükünü artıracak bir düzenlemenin söz konusu olmadığını bildirdi. Harcamalar ve servetten hareketle çapraz bir denetim öngörmediklerini söyleyen Şimşek, vergiden feragatte bulunarak, tarım sektörünü, çiftçileri destekleyeceklerini bildirdi.

"YENİ GELİR VERGİSİ KANUNU, BASİT, SADE, KOLAY ANLAŞILABİLİR BİR YAPIDA HAZIRLANMIŞTIR"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni Gelir Vergisi Kanunu'nun, basit, sade, kolay anlaşılabilir bir yapıda hazırlandığını belirterek, "Daha adil bir gelir vergisini oluşturmak, yatırım üretim ve istihdamı daha da desteklemek ekonominin rekabet gücünü daha da artırmak, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu teşvik etmek, kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırmak ve vergiyi tabana yaymak prensipleri çerçevesinde hazırlanmış bir kanundur" dedi.

Bakan Şimşek, Gelir ve Vergisi Reform Tasarısı ile ilgili düzenlediği basın toplantısında, Maliye Bakanlığı bünyesinde kamunun, özel sektörün, sivil toplum örgütlerinin, akademisyenlerin, uzmanların uzun bir süredir çalışmalarıyla hazırlanan tasarının detaylarının yasama sürecinde daha kesinlik kazanacağını belirtti.

OECD ülkelerine bakıldığında 2011 yılında gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergilerin gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının ortalama yüzde 11,4, AB ülkelerinde ortalama 10,4 olduğunu ifade eden Şimşek,Türkiye'de gelir vergisi ve kurumlar vergisi toplamının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 5,8 olduğunu kaydetti. Şimşek, Türkiye'nin bu anlamda en düşük ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergilerde ülkemiz ekonomik kapasitesinin çok altında bir vergi yüküne sahiptir" dedi.

Bu kanunun kayıtdışılıkla mücadede ellerini güçlendirecek bir kanun olduğunun altını çizen Şimşek, gelir vergisi oranlarıyla oynamadan, herhangi bir artışa gitmeden Türkiye'de kayıtdışılığı azaltarak kurum kazançları üzerinden daha fazla kaynak üretmenin önünün açacağını düşündüğünü söyledi. Gelir Vergisi Kanunu'nda yıllar itibarıyla birçok değişiklik yapıldığını belirten Şimşek, yürürlükteki kanunun 1960 yılında kabul edildiğini, bugüne kadar birçok maddesinde 76 kanunla değişiklik yapıldığını bildirdi. Ek geçici ve mükerrer maddelerle birlikte madde sayısının 210'u aşmış durumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti:

"Bir anlamda kanunun sistematiği bozulmuş. Ayrıca gelir unsurlarıyla bu unsurlara ilişkin istisna, indirim ve diğer müesseseler kanunun değişik bölümlerinde bulunmaktadır. Bazı temel müesseseler geçici maddellerle yönlendirilir bir hal almıştır. Anlayacağınız 1960 yılında çıkarılan bu kanun bugün itibarıyla arzuladığımız sistematikten çok uzak. Hakikaten kanunun köklü bir şekilde elden geçirilimesi ihtiyacı son derece açık. Getirdiğimiz tasarıyla 53 yıldır yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu yürürlükten kaldırıyor, değişen ekonomik ve mali ihtiyaçları göz önünde bulundurarak yeni bir kanunu yürürlüğe koymayı ümit ediyoruz. Yeni Gelir Vergisi Kanunu, basit, sade, kolay anlaşılablir bir yapıda hazırlanmıştır. Gelir Vergisi Kanunu'nun hazırlanmasında bazı temel ilkeler gözetilmiştir. Bu ilkeler daha adil bir gelir vergisini oluşturmak, yatırım, üretim ve istihdamı daha da desteklemek, ekonominin rekabet gücünü daha da artırmak, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu teşvik etmek, kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırmak ve vergiyi tabana yaymak prensipleri çerçevesinde hazırlanmış bir kanundur."

"BİRDEN FAZLA İŞ YERİNDE TİCARİ FAALİYETTE BULUNANLAR BUNDAN SONRA BASİT USULDEN YARALANAMAYACAK"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı ile beyana dayalı vergileme sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik önemli değişiklikler planladıklarını belirterek, "Ücretler ve istisna kapsamında bazı serbest meslek kazançlarından belirlenen haddi aşanlar için beyanname verilmesini öngörüyoruz" dedi.

Bakan Şimşek, Yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı'na ilişkin düzenlediği basın toplantısında, tasarının 7 temel eksen gözetilerek hazırlandığını ifade etti. Bu çerçevede mevcut Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi kanunlarını tek kanun olarak birleştirdiklerini kaydeden Şimşek, her iki kanunun toplam madde sayısının 255'in üzerinde olduğunu söyledi. Bunu sadeleştirdiklerini anlatan Şimşek, dünyadaki uygulamanının da böyle olduğunu, birçok ülkede gelir ve kurumlar vergisi kanunlarının birlikte olduğunu vurguladı.

Beyana dayalı vergileme sistemini genişletmeyi öngördüklerini belirten Şimşek, bu konuda eşik değerleri belirlediklerini ancak Bakanlar Kurulu'na bu anlamda geniş yetkiler verdiklerini bildirdi. Tasarıyla yatırım üretim ve istihdamı teşvik ettiklerine, vergiye gönüllü uyumu kolaylaştırdıklarına işaret eden Şimşek, şöyle devam etti:

"Engellilerin ekonomik yaşama katılmasını teşvik eden yeni düzenlemeler yapıyoruz, enerji tasarrufunu teşvik ediyoruz. Yürütmede etkinlik ve esneklik için Bakanlar Kurulu'nun yetkilerini genişletiyoruz. Aslında bir anlamda bunu reform yapan temel hususlar da bu konularda saklı. Halihazırda ek, geçici ve mükerrer maddelerle birlikte Gelir Vergisi Kanunu, 210 maddeden daha fazla, Kurumlar Vergisi Kanunu ise 45 madde. İki kanunu birleştiren yeni Gelir Vergisi Kanunu ise sadece 95 maddeden oluşmaktadır. Tasarıyla beyana dayalı vergileme sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik önemli değişiklikler öngörüyoruz. Bu kapsamda ücretler ve istisna kapsamında bazı serbest meslek kazançlarından belirlenenen haddi aşanlar için beyanneme verilmesini öngörüyoruz. Beyanname verilmesi durumunda vergi adaletine uygun olarak gerçek giderler, yapılan bağış ve yardımlar, eğitim ve sağlık harcamaları matrahtan indirilebilecektir. Burada aslında bütün modern gelişmiş ülkelerde var olan bir müesseseyi Türkiye'ye kazandırmış oluyoruz. Bu çerçevede bakıldığında vatandaşın lehine bir düzenleme söz konusudur."

VERGİ TABANI GENİŞLETİLECEK

Bakan Şimşek, vergi tabanının genişletilmesinin, tasarının en önemli amaçlarından biri olduğunu vurgulayarak, bu çerçevede kentsel rantların ve sermaye kazançlarının vergilenmesindeki istisnaları daralttıklarını söyledi. Kira gelirlerinde götürü gider uygulamasını sınırlandırdiklarını belirten Şimşek, birden fazla işyerinde ticari faaliyette bulunanların bundan sonra basit usulden yaralanamayacağını bildirdi. Kurumların yönetim kurulu üyelerine ortaklık payına orantılı olmaksızın ödenen kar paylarının da ücret olarak tarifeye göre vergilendirileceğinin altını çizen Şimşek, uluslararası uygulamalara paralel olarak yabancı iş adamları, uzmanlar ve basın-yayın çalışanlarının Türkiye'de 3 yıldan fazla kalmaları halinde tam mükellef olacaklarını kaydetti.

Tasarıyla genç girişimcileri teşvik ettiklerini anlatan Şimşek, ticari faaliyet nedeniyle ilk defa gelir vergisine tabi olacak 29 yaşını aşmamış genç girişimcilerin 3 yıl boyunca asgari ücrete isabet eden kazançları üzerinden hiç vergi ödemeyeceğini belirtti. Geçen sene girişimci sermayesi, melek yatırımcı gibi çok temel bazı unsurları da kanuna kattıklarını dile getiren Şimşek, "Şimdi bir adım daha atıyoruz, genç girişimcilere 3 yıllık bir dönem önlerini görecek bir perspektif sunuyoruz" dedi.

TARIMSAL ÜRETİME VERGİSEL TEŞVİK

Bakan Şimşek, tasarıyla tarımsal üretimi desteklemeye yönelik çok önemli vergisel teşvikler getirdiklerine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Belirli bir ölçek ekonomisine ulaşarak zirai faaliyette bulunan sermaye şirketleri, kolektif şirketler ve adi komandit şirketler çiftçi gibi vergilendirilecek. Bu çok önemli. Çünkü mevcut vergi sistemi ölçek büyütmeyi cezalandıran bir yaklaşım içindeydi ve bu sektörde biliyorsunuz kayıtdışılık çok ciddi boyutlarda. Halen gerçek usulde vergilemeyi gerektiren biçer-döver, kamyon ya da iki traktöre sahip olmak bundan böyle gerçek usulde vergilendirme sebebi sayılmayacak. Sırf bundan dolayı hem kayıtdışılık yüksekti hem de bir çok çiftçimiz şirketleşme konusunda sıkıntılar yaşıyordu ya da makine-teçhizat kullanımında kayıtdışı kalıyordu veya bundan dolayı cezalandırılıyordu.

Ticari kazanç olarak vergilendirilmeyi gerektiren, sertifikalı tohum, fide, havyan fetüs ve benzerinin üreticiliği zirai faaliyet kapsamına alınıyor, daha önce değildi. Çiftçi ve çiftçi sayılanların yanında zirai faaliyette çalışan işçilerin asgari ücrete tekabül eden üretimleri gelir vergisinden istisna tutuluyor. Bu da önemli bir adım özellikle kayıtdışılıkla mücadele anlamında."

BEYANNAME VERME SÜRELERİ ÖNE ÇEKİLDİ

Bakan Şimşek, tasarıyla beyanname verme sürelerini 1 ay öne çektiklerini belirterek, 4. dönem geçici vergi beyannamesini de kaldırdıklarını bildirdi. Basit usule tabi mükelleflerin kayıtlarını kendilerinin tutabileceğini ifade eden Şimşek, eşin anne ve babasının kullanımına bedelsiz olarak tahsis edilen konutlarda emsal kira bedeli uygulamasından vazgeçtiklerini açıkladı. Şimşek, ikamet amacıyla satın alınan tek konutun ne zaman satılırsa satılsın elde edilen kazancın gelir vergisinden istisna edildiğini söyledi.

"ENERJİ TASARRUFUNU TEŞVİK EDİYORUZ"

Enerji ürünleri ithalatının toplam ithalat içerisinde çok önemli yer tuttuğunun altını çizen Şimşek, "Türkiye'nin yurt dışına ödediği enerji faturasını azaltmak amacıyla tasarıda enerji tasarrufunu teşvik ediyoruz. Bu tasarıyla ısı yalıtımı, enerji tasarrufu sağlamak amacıyla yapılan harcamaları, elde edilen kira gelirinden doğrudan indirilmesine imkan sağlıyoruz. Bu anlamda cari açığa yönelik bir tedbir de söz konusu" diye konuştu.

Hızla değişen ekonomik ve sosyal koşullara sağlıklı ve hızlı bir şekilde adapte olabilmek ve vergi uygulamalarına etkinlik ve esneklik sağlayabilmenin gittikçe önem kazandığına dikkati çeken Şimşek, bu kapsamda Bakanlar Kurulu'na beyana dayalı sistemin yaygınlaştırması için beyanname verme zorunluluğuna ilişkin eşik değerleri değiştirebilmesi, zirai kazançlara yönelik ölçütleri, üretim havzalarını, bölgeleri, illeri, mükellef gruplarını , arazi ve ürün türleriyle, üretim türüne göre farklılaştırabilme, kanunda öngörülen maktu vergi oran ve tutarların her türlü özellikli duruma göre farklılaştırabilme yetkisinin verileceğini bildirdi.

Gelir ve Kurumlar Vergisi oranlarında herhangi bir değişiklik olmadığına vurgu yapan Şimşek, "Mevcut mevzuata göre herhangi bir oran değişikliğine gitmiyoruz. Harcamalardan veya servetten hareketle çapraz bir denetim veya vergileme sistemi öngörmüyoruz. Esnafın vergi yükünü artıracak bir düzenleme söz konusu değildir. Veraset ve intikal vergisi eski haliyle devam edecek. Bu hususların altını çiziyorum; bu konularda herhangi bir spekülasyona gidilmemesi için. Şu anda kanunu Pazartesi Başbakanlığa sevk ettik. Orada kanunun Meclise sevkedilmesine yönelik kararname imzaya açıldı. Ümit ediyoruz ki, Cuma günü itibarıyla Mecliste olacak" dedi.

"GELİR İLE ARTAN ORANLI BİR VERGİ SÖZ KONUSU OLACAKTIR"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gelir Vergisi'nde kendisine ilişkin özel bir düzenleme yoksa herkesin genel hükümlere tabi olacağını vurgulayarak, "Gelir ile artan oranlı bir vergi söz konusu olacaktır. Dolayısıyla futbolcu veya gündeme getirilen diğer hususlarda genel düzenleme söz konusu olacak" dedi.

Bakan Şimşek, Bakanlığın Toplantı Salonunda "Gelir Vergisi Kanun Tasarısı"nın tanıtımı için düzenlediği basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şimşek, vergilendirmede mesleki bir sınıflama yapılıp yapılmadığına ilişkin soru üzerine, söz konusu kanun tasarısında özel bir düzenlemenin olmadığı durumlarda genel hükümlere tabi olunacağını söyledi. Tasarıda özel düzenlemelerin yok denecek kadar az olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Birçok soruya cevap anlamında söylüyorum, özel bir düzenleme yoksa ki bunları sınırladık genel hükümlere tabi olunacak. Burada geliri ile artan oranlı bir vergi söz konusu olacaktır. Yüzde 15'ten başlayan en yüksek yüzde 35'te biten bir gelir vergisi oran uygulamamız zaten var. Dolayısıyla futbolcu veya gündeme getirilen diğer hususlar olsun bu hususlarda genel düzenleme söz konusu olacaktır" dedi.

Kira gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin soru üzerine Şimşek, şuanki mevzuatta şirketlere 2 yıldan sonra yüzde 75'lik bir istisnanın söz konusu olduğunu, kendilerinin bu istisnayı 2 yıldan sonra yüzde 40, 3 yıldan sonra yüzde 50, 4 yıldan sonra yüzde 60, 5 yıldan sonra da yüzde 75 olarak yeniden tanımladıklarını ifade etti.

Şimşek, gayrimenkul satış karı hesaplanırken, enflasyona göre maliyet düzenlemesi yapılacağını vurgulayarak, elde tutması süresi içerisindeki maliyetl artıcı harcamalarında maliyete ekleneceğini bildirdi. Modern bir düzenleme yaptıklarına dikkati çeken Şimşek, artık yüzde 100'lük istisna dönemlerinin geride kaldığını, aşamalı bir geçişin söz konusu olduğunu dile getirdi.

YÜZDE 75'TEN FAZLA BİR İSTİSNA SÖZ KONUSU OLMAYACAK

Şimşek, vatandaş açısından bakıldığında da eskiden 5 yıl tutulan gayrimenkulden elde edilen kazançtan tamamen istisnanın söz konusu olduğunu anımsatarak, "Şimdi sadece temel konut diye tarif ettiğimiz bir tek konut üzerinden 5 yılı beklemeksizin ne zaman satarsanız satın o istisna söz konusu olacak ama yeni konut almanız koşuluyla. Birden fazla konut alım-satımı söz konusu ise bu durumda hiçbir şekilde yüzde 100'lük bir istisna yok. Burda da yine kademeli olarak bir istisna sunuyoruz, o çerçevede biz yeni bir düzeneme yapmış oluyoruz. Kademeler burda kurumlarla aynı yani 2 yıldan sonra yüzde 40, 3 yıldan sonra yüzde 50, 4 yıldan sonra yüzde 60, 5 yıldan sonra da yüzde 75. Bakanlar Kurulu'nun bunları da değiştirmesi söz konusu olacak" ifadelerini kullandı.

Hiçbir şekilde yüzde 75'ten daha fazla bir istisnanın söz konusu olmayacağını belirten Şimşek, gayrimenkul satış karı hesaplanırken enflasyona göre bir maliyet düzenlemesi yapılacağının altını çizdi. Şimşek, bu süreçte maliyeti artışı harcamaların da dikkate alınacağını bildirdi.

Kira gelirlerinde ya yüzde 25'lik otomatik olarak götürü gider metodunun seçildiğini ya da gerçek giderin ortaya konularak hesaplandığını hatırlatan Şimşek, "Şuanda biz işyerleri, arazi arsalar ve 52 bin liranın üzerinde konut geliri hasılatı elde edenler için, yüzde 25'lik götürü gider ugulamasına son veriyoruz. 26 bin ile 52 bin lira arasında konut kiralarında götürü gider yüzde 15'e indiriliyor, 26 bin liraya kadar konut kirası elde edenler için ise yüzde 25 olarak uygulanmaya devam edilecek. Kayıtlı ekonomi için gerçek giderler indirilebilecek" bilgisini verdi.

Şimşek, bu konunun önemli olduğunu belirterek, gerçek gider uygulamasına giderek vergi güvenlik müessesesi yönünde bir adım atmış olduklarını dile getirdi. Mevcut durumda şirketlerin iştirak hissesi satışında, kurumlarda 2 yıldan sonra yüzde 75'lik kişilerde ise yüzde 100'lük bir istisnanın söz konusu olduğunu kaydeden Bakan Şimşek, şimdi herkes için 2 yıldan sonra yüzde 40, 3 yıldan sonra yüzde 50, 4 yıldan sonra yüzde 60, 5 yıldan sonra yüzde 75'lik bir istisnanın söz konusu olduğunu vurguladı.

Şimşek, borsaya kote edilmemiş hisse senetlerinde kişilerde yüzde 100'lük istisnanın söz konusu olduğunu anımsatarak, şimdi borsaya kote hisse senetleri için 2 yıldan sonra yüzde 60, 3 yıldan sonra 70, 4 yıldan sonra yüzde 80, 5 yıldan sonra yüzde 90'lık bir istisnanın, kote etmeyi teşvik eden bir uygulamanın söz konusu olduğunu dile getirdi. Şimşek, gerçek kişiler için borsaya kote hisse senetlerinin bir yıldan fazla elde tutulması halinde yüzde 100'lik istisnada bir değişiklik olmadığını da ifade etti.

BEYANNAMELİ VERGİLEMEYİ GENİŞLETİYORUZ

Bakan Şimşek, eşik değer uygulması sorusu üzerine de beyannameli vergilemeyi genişlettiklerini vurgulayarak, "Birden fazla kaynaktan gelir elde edip, elde ettiği gelirlerin toplamı 160 bin liranın üzerinde olan ki bunu kanuna koyuyoruz, bundan sora beyannameye tabi olacak ve bütün gelirleri üzerinden vergilendirilecek. Bugün itibariyle ücretlliler zaten 80 bin lira ve üzeri gelir elde ediyorsa yüzde 35'lik bir düzenlemeye tabi, bu yeni düzenlemeyle biz bir takım unsurları vergiden indirme imkanı sağlıyoruz. Bu anlamda vatandaşa yönelik önemli bir insiyatif alıyoruz" değerlendirmesin de bulundu. Böylece Gelir Vergisi kanununun 18. maddesinde muaf tutulan meslek grupları bundan sonra belli bir eşikle beyannameye tabi tutulacaklar.

Bakanlar Kurulu'nun söz konusu rakamı 320 bine çıkarma ve 80 bine indirme yetkisinin bulunduğunu hatırlatan Şimşek, ücret geliri elde eden yaklaşık 100 bin kişinin, serbest meslek kazancı elde eden yaklaşık 10 bin kişinin, gayrimenkul sermaye iradı geliri elde eden yaklaşık 15 bin kişinin, diğer kazanç ve irad elde edenlerden yaklaşık bin kişinin 160 bin liralık eşik değere göre beyannameye tabi olacağını söyledi.

Mevcut durumda her gelir için ayrı ayrı yüzde 15-35 tarifesine göre vergilendirmenin söz konusu olduğunu kaydeden Şimşek, "Bundan sonra toplam gelirler üzerinden yüzde 15-35 arası bir vergilendirme söz konusu olacak" diye konuştu.

Şimşek ayrıca, Bakanlar Kurulu'nun 160 bin lira olan eşiği 2 katına çıkarması durumunda beyanname vereceklerin sayısının 3'te 1'ine düşüreceğini, yarısına düşürmesi durumunda da beyanname vereceklerin sayısının 3 katına çıkacağını sözlerine ekledi.

ÇAPRAZ DENETİME İLİŞKİN BİR DÜZENLEME YOK

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çapraz denetime ilişkin, servet veya diğer bir takım düzenlemelere ilişkin kaygıların olduğunu hatırlatarak, "Altını çiziyorum, bu tasarıda bu çerçevede bir düzenleme yoktur" dedi.

Bir gazetecinin, "2023 hedefleriniz var mı?" sorusu üzerine Şimşek, elbette hedeflerinin olduğunu söyledi. Maliye Bakanlığı olarak kendilerini sürekli yenilediklerini ve değişen dünya şartlarına uyum sağladıklarını vurgulayan Şimşek, "Bir kere bizden kaynaklı gri alanlar kalmayacak. Biz vergide öngörülebilirliği artıracağız, bu çok önemli" diye konuştu.

Kayıtdışılıkla mücadele konusunda da son derece iddialı olduklarının altını çizen Şimşek, son 10 yılda kayıtdışı istihdamın yüzde 52'den yüzde 36'ya düştüğünü, kayıtdışı ekonominin milli gelire oranının ise yüzde 32'ler civarından yüzde 26,5'e kadar düştüğünü ifade etti. Şimşek, "Şimdi bizim hedefimiz, önümüzdeki 3-5 yılda Avrupa Birliği (AB) ortalamasına yakınsamak bu yüzde 18,5 ama 2023'te AB üyeleri arasında en düşük kayıtdışı ekonomi büyüklüğü olan ülkeler arasına girebilmektir. Bu da yüzde 15'lerin altına çekmek şeklinde tanımlanabilir. Tabiki bu süreçten en çok dar gelirli faydalanacak."

"MECLİS KAPANMADAN YASAYI YETİŞTİRMEYİ PLANLIYORUZ"

Tasarının kanunlaşmasına yönelik bir soru üzerine de Şimşek, Haziran ayı içinde alt ve üst komisyonlar çalışmalarını bitirirse, ondan sonra da Meclis kapanmadan yasayı yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. Bunun bir temenni olduğunu dile getiren Şimşek, takdirin elbette Mecliste olduğunu ifade etti.

CEO'ların aldığı ödemelere ilişkin soruyu da Şimşek, "CEO'ların ikramiyeleri, yan ödemeleri vs, bunların hepsi düzenleniyor ama ücret niteliğindeyse ki çoğu o şekildedir. Tabiki artan oranlı bir Gelir Vergisi'ne tabi olacaktır" şeklinde yanıtladı.

"KAYITDIŞI AZALDIKÇA VERGİ GELİRİ ARTACAK"

Kayıtdışılığı azalttıkları ölçüde, vergi oranlarını artırmadan doğrudan vergi gelirlerinin artacağına işaret eden Şimşek, şöyle devam etti:

"Bu da vergide adaleti sağlamamıza imkan sağlayacak. Mali imkanlar arttıkça, geçmişte gördünüz, dolaylı vergilerde indirime gittik. Bugün Avrupa'da eğitimde KDV oranları yüzde 20-25 arası, sağlıkta ve giyimde de aynı şekilde. Bunlar çok temel konular. Bu alanlarda hükümetimiz, imkanlar arttığı zaman KDV oranlarını yüzde 18'den yüzde 8'e çekmiştir. Gıdada yüzde 1'e çekmiştir. Dolayısıyla mali imkan, manevra alanımız arttıkça bunu çalışan lehine, dar gelirli lehine kullanma konusunda iddialıyız. Geçmişte yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz."

Tasarıdaki vergi istisnalarına da değinen Şimşek, özel düzenleme yapılmamış herkesin genel düzenlemeye tabi olduğunu bildirdi.

"İLAVE GELİRDEN ÇOK REFORMA GİTMEYİ AMAÇLIYORUZ"

"Gelirlerde bir artış öngörüyor musunuz?" sorusunu da Şimşek, "Burada ilave gelir elde etmekten çok, sistem anlamında bir reforma gitmeyi amaçlıyoruz. Sonra zaman içinde bu, kayıtdışılıkla mücadele anlamında elimizi güçlendirdiği oranda eminim gelirlerimize de yansıyacak" diye cevapladı.

Mükellef sayısında bir artışın zaten olduğunu belirten Şimşek, kira gelirlerinin vergilendirilmesi konusunda, vergi oranlarını değiştirmeden, idarenin etkinliğini artırarak, hem mükellef sayısını hem de geliri artırdıklarını söyledi.

"TARIM KESİMİNİ DESTEKLEYECEĞİZ"

Bakan Şimşek, tasarıdaki tarımsal teşviklere ilişkin bir soru üzerine de buradaki düzenlemelerin genel anlamda ölçek büyütmeyi cezalandıran değil, teşvik eden ve vergi fedakarlığı içeren düzenlemeler olduğunu bildirdi. Şimşek, "Vergiden feragatte bulunarak tarım kesimini, çiftçilerimizi, tarımsal işletmeleri bu anlamda destekleyeceğiz ve bu, istihdamı da desteklemiş olacak" dedi.

"BU HAKSIZ BİR KAZANÇ, ADALETSİZ BİR UYGULAMA"

Yönetim Kurulu üyelerine yapılan ödemelere ilişkin yapılan düzenlemelere ilişkin de bilgi veren Şimşek, şunları kaydetti:

"Biz sadece yönetim kurulu üyelerine ilişkin bir düzenleme yapıyoruz. Türkiye'de maalesef bu konu istismar ediliyor. Yönetim kurulu üyesi olarak görülüyor, herhangi bir ücret verilmemiş gibi gösteriliyor ama sonra çok ciddi kardan pay verildi diyor. Bu haksız bir kazanç, adaletsiz bir uygulama. Şimdi diyoruz ki, yönetim kurulu üyelerinin bir ortaklık payı varsa, onunla orantılı olarak temettü alabilir ve mevcut düzenlemeye tabidir ama ortaklık payından bağımsız, ilave ödeme söz konusuysa, bu aslında ücrettir diyoruz ve bundan sonra da bunları ücret olarak değerlendireceğiz."

"ÇAPRAZ DENETİME İLİŞKİN BİR DÜZENLEME YOK"

Vergi güvenliğine ilişkin bir soruyu da Şimşek, şöyle yanıtladı:

"Herhangi bir götürü veya başka anlamda bir tanımla bir vergilemeye gitmiyoruz. Bu konuda bir takım kaygılar vardı. Çapraz denetime ilişkin, servet veya diğer bir takım düzenlemelere ilişkin kaygılar vardı. Altını çiziyorum, bu tasarıda bu çerçevede bir düzenleme yoktur. Tabi gerçek gider sistemi gibi bir takım uygulamalarımız, vergi güvenliğini artıracak düzenlemelerdir. Benim vergi güvenliğinden kastettiğim konu oydu. İşin o tarafı belki arzuladığımız kadar güçlü olmayabilir ama bunların hepsi tabii ki, biz mükemmeliyet iddiasında değiliz. Bu, çok ciddi ve çok önemli bir tasarı. Reform niteliğinde birçok özelliği olan bir tasarı. Olaya o şekilde bakmakta fayda var.

Bir hususta, Anglosakson ülkelerindeki gibi bir uygulamaya geçmiyoruz diye, bu reform olmaktan çıkmaz, bunun altını çizmek istiyorum."